عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ : " مَنْ حَلَفَ ، فَقَالَ فِي حَلِفِهِ : بِاللَّاتِ وَالعُزَّى ، فَلْيَقُلْ : لاَ إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ ، وَمَنْ قَالَ لِصَاحِبِهِ : تَعَالَ أُقَامِرْكَ ، فَلْيَتَصَدَّقْ "
حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ ، حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ يُوسُفَ ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ ، عَنِ الزُّهْرِيِّ ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ ، عَنِ النَّبِيِّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّمَ ، قَالَ : مَنْ حَلَفَ ، فَقَالَ فِي حَلِفِهِ : بِاللَّاتِ وَالعُزَّى ، فَلْيَقُلْ : لاَ إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ ، وَمَنْ قَالَ لِصَاحِبِهِ : تَعَالَ أُقَامِرْكَ ، فَلْيَتَصَدَّقْ
هِشَامُ بْنُ يُوسُفَ
مَعْمَرٌ
الزُّهْرِيِّ
حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ
أَبِي هُرَيْرَةَ
حديث رقم: 5778 في صحيح البخاري كتاب الأدب باب من لم ير إكفار من قال ذلك متأولا أو جاهلا
حديث رقم: 5967 في صحيح البخاري كتاب الاستئذان باب: كل لهو باطل إذا شغله عن طاعة الله، ومن قال لصاحبه: تعال أقامرك
حديث رقم: 3192 في صحيح مسلم كِتَابُ الْأَيْمَانِ بَابُ مَنْ حَلَفَ بِاللَّاتِ وَالْعُزَّى ، فَلْيَقُلْ : لَا إِلَهَ إِلَّا
حديث رقم: 2877 في سنن أبي داوود كِتَاب الْأَيْمَانِ وَالنُّذُورِ بَابُ الْحَلْفِ بِالْأَنْدَادِ
حديث رقم: 1535 في جامع الترمذي أبواب النذور والأيمان باب
حديث رقم: 3755 في السنن الصغرى للنسائي كتاب الأيمان والنذور الحلف باللات
حديث رقم: 2092 في سنن ابن ماجة كِتَابُ الْكَفَّارَاتِ بَابُ النَّهْيِ أَنْ يُحْلَفَ بِغَيْرِ اللَّهِ
حديث رقم: 45 في صحيح ابن خزيمة كِتَابُ الْوُضُوءِ جُمَّاعُ أَبْوَابِ الْأَفْعَالِ اللَّوَاتِي لَا تُوجِبُ الْوُضُوءَ
حديث رقم: 7903 في مسند أحمد ابن حنبل مُسْنَدُ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ
حديث رقم: 5797 في صحيح ابن حبان كِتَابُ الْحَظْرِ وَالْإِبَاحَةِ بَابُ مَا يُكْرَهُ مِنَ الْكَلَامِ وَمَا لَا يُكْرَهُ
حديث رقم: 4581 في السنن الكبرى للنسائي كِتَابُ الْأَيْمَانِ وَالنُّذُورِ الْحَلِفُ بِاللَّاتِ
حديث رقم: 10405 في السنن الكبرى للنسائي كِتَابُ عَمَلِ الْيَوْمِ وَاللَّيْلَةِ مَا يَقُولُ مَنْ حَلَفَ بِاللَّاتِ وَالْعُزَّى
حديث رقم: 10406 في السنن الكبرى للنسائي كِتَابُ عَمَلِ الْيَوْمِ وَاللَّيْلَةِ مَا يَقُولُ مَنْ حَلَفَ بِاللَّاتِ وَالْعُزَّى
حديث رقم: 11100 في السنن الكبرى للنسائي كِتَابُ التَّفْسِيرِ سُورَةُ النَّجْمِ
حديث رقم: 9333 في المعجم الأوسط للطبراني بَابُ الْمِيمِ مَنِ اسْمُهُ : مُصْعَبٌ
حديث رقم: 15403 في مصنّف عبد الرزاق كِتَابٌ : الْأَيْمَانُ وَالنُّذُورُ بَابٌ : الْأَيْمَانُ ، وَلَا يُحْلَفُ إِلَّا بِاللَّهِ
حديث رقم: 638 في السنن الكبير للبيهقي كِتَابُ الطَّهَارَة جُمَّاعُ أَبْوَابِ الْحَدَثِ
حديث رقم: 639 في السنن الكبير للبيهقي كِتَابُ الطَّهَارَة جُمَّاعُ أَبْوَابِ الْحَدَثِ
حديث رقم: 18484 في السنن الكبير للبيهقي كِتَابُ الْأَيْمَانِ بَابُ مَنْ حَلَفَ بِغَيْرِ اللَّهِ , ثُمَّ حَنِثَ ، أَوْ حَلَفَ
حديث رقم: 1304 في الأدب المفرد للبخاري بَابُ مَنْ قَالَ لِصَاحِبِهِ : تَعَالَ أُقَامِرْكَ بَابُ مَنْ قَالَ لِصَاحِبِهِ : تَعَالَ أُقَامِرْكَ
حديث رقم: 358 في الصمت لابن أبي الدنيا الصمت لابن أبي الدنيا بَابُ مَا نُهِيَ أَنْ يُتَكَلَّمَ بِهِ
حديث رقم: 4769 في مستخرج أبي عوانة مُبْتَدَأُ كِتَابِ الْوَصَايَا مُبْتَدَأُ أَبْوَابٍ فِي الْأَيْمَانِ
حديث رقم: 4770 في مستخرج أبي عوانة مُبْتَدَأُ كِتَابِ الْوَصَايَا مُبْتَدَأُ أَبْوَابٍ فِي الْأَيْمَانِ
حديث رقم: 4771 في مستخرج أبي عوانة مُبْتَدَأُ كِتَابِ الْوَصَايَا مُبْتَدَأُ أَبْوَابٍ فِي الْأَيْمَانِ
حديث رقم: 133 في الأوسط لابن المنذر كِتَابُ الطَّهَارَةِ ذِكْرُ الْأَشْيَاءِ الَّتِي اخْتُلِفَ فِي وُجُوبِ الطَّهَارَةِ مِنْهَا
حديث رقم: 705 في مُشكِل الآثار للطحاوي مُشكِل الآثار للطحاوي بَابُ بَيَانِ مُشْكِلِ مَا رُوِيَ عَنْهُ عَلَيْهِ السَّلَامُ مِمَّا أَمَرَ بِهِ
حديث رقم: 2783 في مُشكِل الآثار للطحاوي مُشكِل الآثار للطحاوي بَابُ بَيَانِ مُشْكِلِ مَا رُوِيَ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ
حديث رقم: 2784 في مُشكِل الآثار للطحاوي مُشكِل الآثار للطحاوي بَابُ بَيَانِ مُشْكِلِ مَا رُوِيَ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ
حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ ﷺ قَالَ ' مَنْ حَلَفَ فَقَالَ فِي حَلِفِهِ بِاللاَّتِ وَالْعُزَّى. فَلْيَقُلْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ. وَمَنْ قَالَ لِصَاحِبِهِ تَعَالَ أُقَامِرْكَ. فَلْيَتَصَدَّقْ '.
Narrated Abu Huraira:The Prophet (ﷺ) said, 'Whoever swears saying in his oath. 'By Al-Lat and Al-`Uzza,' should say, 'None has the right to be worshipped but Allah; and whoever says to his friend, 'Come, let me gamble with you,' should give something in charity
Telah menceritakan kepadaku [Abdullah bin Muhammad] telah menceritakan kepada kami [Hisyam bin Yusuf] telah mengabarkan kepada kami [Ma'mar] dari [Az Zuhri] dari [Humaid bin 'Abdurrahman] dari [Abu Hurairah] radliallahu 'anhu, dari Nabi shallallahu 'alaihi wasallam bersabda: 'Barangsiapa bersumpah dan dalam sumpahnya menyebut nama berhala Latta, atau Uzza, hendaklah ia ucapkan laa-ilaaha-illallah, dan barangsiapa mengatakan kepada kawannya 'Mari kita berjudi', hendaklah ia bersedekah
{Ebu Hureyre'den naklen Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: Kim Lat ve Uzza adına yemin ederse, hemen Allah'tan başka bir ilah olmadığını söylesin. Kim arkadaşına: 'Gel kumar oynayalım' derse, hemen sadaka versin.' Fethu'l-Bari Açıklaması: Lat, Uzza ve Tağutlar Adına Yemin Edilmez: Lat ve Uzza adına yemin etmek ile ilgili bu bölümde rivayet edilen hadis, en-Necm Süresi tefsirinde açıklanmıştı. Tağutlar adına yemin etme ile ilgili rivayet ise Müslim, Nesai ve İbn Mace'de Abdurrahman İbn Semüre'den merfu olarak nakledilmiştir: 'Tağutlar ve atalarınız adına yemin etmeyin.' Müslim ve İbn Mace rivayetlerinde 41}O yerine 'Putlar adına yemin etmeyin» anlamında I}O denilmiştir. I}O kelimesi kelimesinin çoğulu olup put anlamındadır. Kafirlerin puta tapırıarak azgınlığa (tuğyana) düşmelerinden ötürü putlar böyle adlandırılmıştır. Yüceltmede veya bir başka hususta haddi aşan herkes tuğyana düşmüştür. Nitekim 'Şüphesiz ki, (tufanda) su haddini aştığı sirada sizleri gemide Biz taşıdık'' (Hakka, 11) ayetinde de suyun taşması tuğyan kelimesi ile anlatılmıştır. 41}O ise tağut kelimesinin çoğuludur. Bu kelimenin anlamı en-Nisa süresinin tefsirinde açıklanmıştı. Alimlerin çoğunluğu Lat, Uzza ve diğer putlar adına yemin eden ya da 'Şunu yaparsam Yahudi olayım veya Hıristiyan olayım ya da İslam'dan yahut Nebiden uzak olayım» diyen kimsenin yemini geçerlidir. Allah'tan bağışlanma dilemelidir. Ancak kefaret vermesi gerekmez. Bu tür sözler sarf ettikten sonra 'La ilahe illailah» demesi müstehaptır. Hanefilere göre bu ifadelerle yemin eden kimsenin de kefaret ödemesi gerekir. Ancak 'Nebiden uzak olayım ya da bidatçi olayım» demişse bu tarz bir yemin kefaret gerektirmez. Hanefiler bu konuda, Allah Teala'nın buyurduğu üzere, zıhar çirkin ve yalan bir söz olduğu halde (Mücadele, 2) zıhar yapanın kefaret vereceği hükmünden hareket etmişlerdir. Bu gibi şeyler üzerine yemin etmek de çirkindir. Bu rivayette bu şekilde yemin eden kimsenin sadece 'La ilah e iHaliah» demesi belirtilmiş, kefaretten söz edilmemiştir. Nitekim gerekliliğine dair bir delilolmadığı sürece kefaret gerekmez. Bu konuda zıharla kıyas yapmaları doğru değildir. Çünkü bu gibi lafızlarla yeminden dolayı vacip gördükleri kefaret zıhar kefareti değildir. Ayrıca kefareti gerekli görmedikleri bazı çirkin sözleri de istisna etmişlerdir. Tüm bunlar yapılan kıyasın sahih olmadığını göstermektedir. Nevevi el-Ezkar'da şöyle demiştir: Bu sözlerle yemin etmek haramdır, te vbe gerektirir. Maverdi ve bir başkası da daha önce aynı görüşü ileri sürmüştür. Ancak haberde belirtildiği şekilde 'La ilahe illailah' demek gerektiği üzerinde durmamışlardır. İbn Diryas el-Mühezzeb Şerhinde bunu kesin olarak belirtmiştir. Begavi Şerhu's-Sünne'de Hattabi'ye tabi olarak şöyle demiştir: Bu hadiste İslam'a uygun olmayan bir tarzda yemin eden kimsenin günahkar olacağını ancak kefaret vermesi gerekmediğini, tevbe etmesi gerektiğini belirtilmiştir. Zira Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona kelime-i tevhidi söylemesini emretmiştir. Çünkü Lat ve Uzza adına yemin etmek kefaret gerektiren bir duruma benzer, bu kefaret de kelime-i tevhit ile karşılanır. Et-Tibi şöyle demiştir: Lat ve Uzza adına yemin etmenin ardından kumardan bahsedilmesinde şöyle bir hikmet vardır: Lat ve Uzza adına yemin etmek yemin konusunda kafirlerle aynı şeyi yapmaktır. Bu kimseye tevhit emredilmiştir. Kumar oynamaya davet eden kimse de oyunları konusunda kafirlere benzemektir. Bunun kefareti de sadaka vermektir. Hadiste kumar oynamaya çağıran kimsenin kefaret olarak sadaka vermesi emredilmişse kumar oynayan kişinin de sadaka vermesi gereklidir
مجھ سے عبداللہ بن محمد نے بیان کیا، انہوں نے کہا ہم سے ہشام بن یوسف نے بیان کیا، انہوں نے کہا ہم کو معمر نے خبر دی، انہوں نے کہا ہم سے زہری نے بیان کیا، انہیں حمید بن عبدالرحمٰن نے اور ان سے ابوہریرہ رضی اللہ عنہ نے بیان کیا کہ نبی کریم صلی اللہ علیہ وسلم نے فرمایا ”جس نے قسم کھائی اور کہا کہ ”لات و عزیٰ کی قسم“ تو اسے پھر کلمہ «لا إله إلا الله» کہہ لینا چاہئے اور جو شخص اپنے ساتھی سے کہے کہ آؤ جوا کھیلیں تو اسے چاہئے کہ ( اس کے کفارہ میں ) صدقہ کرے۔
আবূ হুরাইরাহ (রাঃ) সূত্রে নবী সাল্লাল্লাহু আলাইহি ওয়াসাল্লাম হতে বর্ণিত। তিনি বলেন, যে ব্যক্তি শপথ করে এবং বলে, ‘লাত ও উয্যার শপথ’, তখন সে যেন لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ বলে আর যে ব্যক্তি তার সঙ্গীকে বলে ‘এসো জুয়া খেলি’ তাহলে সে যেন সদাকাহ দেয়।[1] [৪৮৬০] (আধুনিক প্রকাশনী- ৬১৮৭, ইসলামিক ফাউন্ডেশন)
நபி (ஸல்) அவர்கள் கூறினார்கள்: யார் சத்தியம் செய்யும்போது, (அறியாமைக் கால தெய்வச் சிலைகளான) ‘லாத்தின் மீது சத்தியமாக! உஸ்ஸாவின் மீது சத்தியமாக!’ என்று கூறிவிட்டாரோ அவர் (இந்தப் பாவத்திற்குப் பரிகாரமாக) ‘லா இலாஹ இல்லல்லாஹ்’ (அல்லாஹ்வைத் தவிர வேறு இறைவனில்லை) என்று சொல்லட்டும்! எவர் தம் நண்பரிடம், “வா சூதாடலாம்” என்று கூறுவாரோ அவர் (எதையேனும்) தர்மம் செய்யட்டும். இதை அபூஹுரைரா (ரலி) அவர்கள் அறிவிக்கிறார்கள்.30 அத்தியாயம் :