عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ، قَالَ : " مَنْ قَتَلَ نَفْسًا مُعَاهَدًا لَمْ يَرِحْ رَائِحَةَ الجَنَّةِ ، وَإِنَّ رِيحَهَا لَيُوجَدُ مِنْ مَسِيرَةِ أَرْبَعِينَ عَامًا "
حَدَّثَنَا قَيْسُ بْنُ حَفْصٍ ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الوَاحِدِ ، حَدَّثَنَا الحَسَنُ ، حَدَّثَنَا مُجَاهِدٌ ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو ، عَنِ النَّبِيِّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّمَ ، قَالَ : مَنْ قَتَلَ نَفْسًا مُعَاهَدًا لَمْ يَرِحْ رَائِحَةَ الجَنَّةِ ، وَإِنَّ رِيحَهَا لَيُوجَدُ مِنْ مَسِيرَةِ أَرْبَعِينَ عَامًا
يرح: يراح : يشم
مسيرة: المسيرة : مسافة السير ومدته
حديث رقم: 4716 في السنن الصغرى للنسائي كتاب القسامة تعظيم قتل المعاهد
حديث رقم: 2606 في سنن ابن ماجة كِتَابُ الْحُدُودِ بَابُ مَنِ ادَّعَى إِلَى غَيْرِ أَبِيهِ أَوْ تَوَلَّى غَيْرَ مَوَالِيهِ
حديث رقم: 2681 في سنن ابن ماجة كِتَابُ الدِّيَاتِ بَابُ مَنْ قَتَلَ مُعَاهَدًا
حديث رقم: 6420 في مسند أحمد ابن حنبل مُسْنَدُ عَبْدِ اللهِ بْنِ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ رَضِيَ اللهُ عَنْهُمَا
حديث رقم: 6580 في مسند أحمد ابن حنبل مُسْنَدُ عَبْدِ اللهِ بْنِ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ رَضِيَ اللهُ عَنْهُمَا
حديث رقم: 6671 في مسند أحمد ابن حنبل مُسْنَدُ عَبْدِ اللهِ بْنِ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ رَضِيَ اللهُ عَنْهُمَا
حديث رقم: 6743 في السنن الكبرى للنسائي كِتَابُ الْقَسَامَةِ تَعْظِيمُ قَتْلِ الْمُعَاهِدِ
حديث رقم: 8472 في السنن الكبرى للنسائي كِتَابُ السِّيَرِ مَنْ قَتَلَ رَجُلًا مِنْ أَهْلِ الذِّمَّةِ
حديث رقم: 2532 في المستدرك على الصحيحين كِتَابُ الْجِهَادِ وَأَمَّا حَدِيثُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَزِيدَ الْأَنْصَارِيِّ
حديث رقم: 25569 في مصنّف بن أبي شيبة كِتَابُ الْأَدَبِ مَا يَكْرَهُ الرَّجُلُ أَنْ يَنْتَمِيَ إِلَيْهِ وَلَيْسَ كَذَلِكَ
حديث رقم: 27380 في مصنّف بن أبي شيبة كِتَابُ الدِّيَاتِ فِي قَتْلِ الْمُعَاهَدِ
حديث رقم: 15355 في السنن الكبير للبيهقي كِتَابُ الْقَسَامَةِ جُمَّاعُ أَبْوَابِ كَفَّارَةِ الْقَتْلِ
حديث رقم: 15356 في السنن الكبير للبيهقي كِتَابُ الْقَسَامَةِ جُمَّاعُ أَبْوَابِ كَفَّارَةِ الْقَتْلِ
حديث رقم: 17447 في السنن الكبير للبيهقي كِتَابُ الْجِزْيَةِ جِمَاعُ أَبْوَابِ الشَّرَائِطِ الَّتِي يَأْخُذُهَا الْإِمَامُ عَلَى أَهْلِ الذِّمَّةِ , وَمَا
حديث رقم: 17448 في السنن الكبير للبيهقي كِتَابُ الْجِزْيَةِ جِمَاعُ أَبْوَابِ الشَّرَائِطِ الَّتِي يَأْخُذُهَا الْإِمَامُ عَلَى أَهْلِ الذِّمَّةِ , وَمَا
حديث رقم: 812 في المنتقى لابن جارود كِتَابُ الْبُيُوعِ وَالتِّجَارَاتِ بَابُ جِرَاحِ الْعَمْدِ
حديث رقم: 2376 في مسند الطيالسي أَحَادِيثُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ الْأَفْرَادُ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو
حديث رقم: 621 في نَاسِخُ الْحَدِيثِ وَمَنْسُوخُهُ لِابْنِ شَاهِينَ كِتَابٌ جَامِعٌ الْخِلَافُ فِي ذَلِكَ
حَدَّثَنَا قَيْسُ بْنُ حَفْصٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ، حَدَّثَنَا الْحَسَنُ، حَدَّثَنَا مُجَاهِدٌ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، عَنِ النَّبِيِّ ﷺ قَالَ ' مَنْ قَتَلَ نَفْسًا مُعَاهَدًا لَمْ يَرَحْ رَائِحَةَ الْجَنَّةِ، وَإِنَّ رِيحَهَا يُوجَدُ مِنْ مَسِيرَةِ أَرْبَعِينَ عَامًا '.
Narrated `Abdullah bin `Amr:The Prophet (ﷺ) said, 'Whoever killed a Mu'ahid (a person who is granted the pledge of protection by the Muslims) shall not smell the fragrance of Paradise though its fragrance can be smelt at a distance of forty years (of traveling)
Telah menceritakan kepada kami [Qais bin Hafsh] telah menceritakan kepada kami [Abdul Wahid] telah menceritakan kepada kami [Al Hasan] telah menceritakan kepada kami [Mujahid] dari [Abdullah bin Amru] dari Nabi shallallahu 'alaihi wasallam bersabda: 'Siapa yang membunuh orang kafir yang telah mengikat perjanjian (mu'ahid) dengan pemerintahan muslimin, ia tak dapat mencium harum surga, padahal harum surga dapat dicium dari jarak empat puluh tahun
Abdullah b. Amr'ın nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: 'Kim bir zimmfyi haksız yere öldürürse cennet kokusunu alamaz. Halbuki cennetin kokusu kırk yıllık uzakızktan duyulur.' Fethu'l-Bari Açıklaması: 'Suçsuz bir zimmiyi öldürme.' Hadisteki 'cennetin kokusunu alamama', -genel anlamlıolmakla birlikte- belli bir zamana mahsustur. Çünkü akli ve nakli deliller bir kişinin Müslüman olarak öldüğü takdirde büyük günahları işlemiş bile olsa Müslüman olduğuna hükmedileceği ve cehennemde ebediyyen kalmayacağını göstermektedir. Böyle bir kimse cennete girmeden önce aza b görmüş olsa bile sonunda varacağı yer cennettir. . 'Kırk yıllzk uzaklzk' Bu hadisin bir benzerini Tirmizi'de, Ebu Hureyre şu şekilde nakleder: 'Cennetin kokusu yetmiş yıllık uzakızktan duyulur. '(Tirmizi, Diyat) el-Muvatta'da yer alan başka bir hadise göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem 'Cennetin kokusubeş yüz yıllzk mesafeden duyulur' demiştir. İbn Battal bu konu üzerine şu açıklamayı yapar: Kırk yaş olgunluk yaşıdır. Bu yaşa eren kimsenin ameli, yakini ve pişmanlığı artar. Sanki bu yaşa gelmiş bir kişi kendisini itaata zorlayan cennet kokusunu almış gibidir. İbn Battal şöyle devam eder: Yetmiş yaş ise mücadelenin son sınırıdır. Bu yaşa gelince, insana pişmanlık ve ecelin gelip çatma korkusu musaHat olur. Netice olarak Allahu Teala'ın başarılı kılmasıyla itaati artar ve kişi yetmiş yaşından itibaren cennet kokusunu almaya başlar. Bizim kanaatimiz ise şöyledir: Hadiste yer alan rakamları cem' ve telif etmek için şöyle denebilir: Kırk, mahşer yerindeki durma noktasından cennet kokusunun alındığı zamanın en kısasıdır. Yetmiş, bundan daha ötedir ya da bu rakamlar abartı için ifade edilmiştir. Beşyüz sonra, bin bunlardan daha fazladır. Bu, şahıstan şahsa ve yapılan amellere göre farklılık arzeder. Cennetin kokusunu en uzak mesafeden alan kimsenin en yakın mesafeden ve bu ikisi arasındaki yerden alana göre üstünlüğü vardır. Tirmizi şerhinde bu konuya işaret ederek şöyle demiştir: Bu rivayetleri cem ve telif etmek için şöyle denebilir: Bu kişilerin mertebeleri ve derecelerindeki farklılığa göre şahıstan şahsa değişebilir. Sonra bu açıklamanın bir benzerini İbnü'I-Arabi'de gördüm. O şöyle demektedir: Cennetin kokusu doğalolarak alınamaz. Ancak Allahu Teala'ın alınmasını yaratmış olduğu şeyalınabilir. Allahu Teala'ın dilediği kimselerden bazıları cennetin kokusunu yetmiş yıllık mesafeden alırken, bazıları beş yüz yıllık mesafeden alır
ہم سے قیس بن حفص نے بیان کیا، کہا ہم سے عبدالواحد بن زیاد نے، کہا ہم سے حسن بن عمرو فقیمی نے، کہا ہم سے مجاہد نے، انہوں نے عبداللہ بن عمرو رضی اللہ عنہما سے، انہوں نے نبی کریم صلی اللہ علیہ وسلم سے، آپ صلی اللہ علیہ وسلم نے فرمایا ”جو شخص ایسی جان کو مار ڈاے جس سے عہد کر چکا ہو ( اس کی امان دے چکا ہو ) جیسے ذمی، کافر کو تو وہ جنت کی خوشبو بھی نہ سونگھے گا ( چہ جائے کہ اس میں داخل ہو ) حالانکہ بہشت کی خوشبو چالیس برس کی راہ سے معلوم ہوتی ہے۔“
‘আবদুল্লাহ্ ইবনু ‘আমর (রাঃ) সূত্রে নবী সাল্লাল্লাহু আলাইহি ওয়াসাল্লাম হতে বর্ণিত। তিনি বলেন, যে ব্যক্তি নিরাপত্তার প্রতিশ্রুতি প্রদত্ত কোন লোককে হত্যা করে, সে ব্যক্তি জান্নাতের সুগন্ধির ঘ্রাণ নিতে পারবে না। অথচ তার সুগন্ধ চল্লিশ বছরের দূরত্ব থেকে পাওয়া যায়।[1] [৩১৬৬] (আধুনিক প্রকাশনী- ৬৪৩৪, ইসলামিক ফাউন্ডেশন)
நபி (ஸல்) அவர்கள் கூறினார்கள்: (இஸ்லாமிய அரசுடன் சமாதான ஒப்பந்தம் செய்துகொண்டு அதன்கீழ் வாழ்ந்துவரும்) ஓர் ஒப்பந்தக் குடிமகனை (அநியாயமாக)க் கொலை செய்பவன் சொர்க்கத்தின் வாடையைக்கூட நுகர மாட்டான். சொர்க்கத்தின் நறுமணமோ நாற்பதாண்டுப் பயணத் தொலைவிருந்தே வீசிக்கொண்டிருக்கும். இதை அப்துல்லாஹ் பின் அம்ர் (ரலி) அவர்கள் அறிவிக்கிறார்கள்.57 அத்தியாயம் :